Etkili Aile (7)


Kurallara Uymayı Öğretin

Çocuğa bireysel ve toplumsal kuralları, sağlıklı davranışları öğretmek sevgi, anlayış ve hoşgörü ortamında olumlu davranışların desteklenmesi, olumsuzların düzeltilmeye çalışılması ile olur. Çocuk yetiştirmede sevgi ve şefkat kadar sınır koymanın ve tutarlı davranmanın da çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

Konulan kurallar uygulanamıyorsa öncelikle bu kuralların çocuğun yaşına ve özelliklerine uygun olup olmadığı araştırılır. Anne babanın kurallar konusundaki birliktelikleri ve kararlılıkları da son derece önemlidir. Eğer anne ve baba kurallar konusunda uyumlu ve net iseler, sıra konulan kuralların çocuğa anlayacağı dilde öğretilmesi ve uygulanmasına gelir.

Çocuklar çoğu kez kuralları bozarak sınırları kontrol ederler. Böylesi bir duruma aşırı hoşgörü ile yaklaşma çocuğun ciddiye almayacağı yetersiz cezalar verme ya da "Bir daha yaparsan kötü olur" diyerek sürekli geçiştirme çocuğun hatalı davranışlarını yinelemesine yol açar. Kuralların uygulanması aşamasında anne babanın yalvarır tarzda yaklaşımları (Ne olur, beni seviyorsan, yapma vb.) ya da (Uslu durursan, sana bir şey alırım) tarzındaki sözleri sık görülen hatalardır.

Çabucak affederek hiçbir şey olmamış gibi davranmak çocuğa kuralların gereksizliğini düşündürtürken yeniden hata yapma hakkını da verir. Ceza verirken öncelikle davranışları çığırından çıkmadan çocuğun durdurulmasına çalışılmalıdır. Kararlı bir ses tonu ile yalın bir uyarı çoğu kez yeterli olabilir.

En etkili ceza çocuğu sevdiği bir şeyden mahrum bırakmaktır. (Bisiklete binmek, TV seyretmek vb.) Aynı davranışın bir gün cezalandırılıp ertesi gün hoş görülmesi çocuğun kafasını karıştırır. Bu yüzden tutarlı davranmak da önemlidir. Ceza vermeden önce çocuğu dinlemek, davranışlarının nedenlerini anlamaya çalışmak gerekir. Sürekli olarak anne ve babaya karşı gelen bir çocukta anne baba ile ilişki ve duygulanım sorununu, düzene ve kurallara uymayan çocukta ise dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi sorunların araştırılması önemlidir.

Çocuğa düzen ve sorumluluk kazandırma:

Çocuğa odasını düzenli tutması yolunda sorumluluk aşılarken öncelikle çocuğun yaşına uygun yaklaşımlarda bulunmak gerekir. Küçük yaştaki çocuklarda anne - çocuk düzene yönelik bu tür işleri birlikte bir oyun gibi başlatabilirler, sonra anne çocuğun tek başına yapmasını teşvik eder ve başarısını ödüllendirir. Ödüllendirmenin mutlaka bir şeylerin alınması ile olması gerekmez; sıcak bir bakış, sarılma, övgü dolu sözler ya da beraber yapılacak bir etkinlik çocuğun olumlu davranışlarını pekiştirebilir.

Ergenliğe yaklaştıkça çocuk artık odasına izinsiz girilmesi, özel eşyalarının yerlerinin değiştirilmesi gibi konularda hassaslaşır. Bu yaşlarda annelerin gencin "özelini" yaratma çabalarını dikkate almaları, sürekli eleştirmek yerine, ona da karar hakkı bırakan önerilerde bulunmaları uygundur. (Örneğin; "Eşyalarını dolabına yerleştirirsen, daha iyi olmaz mı, ne dersin?")

Temelinde sevgi ve anlayış olduğu sürece her yaş döneminde bu tür etkileşim sorunlarının daha hızlı ve rahat çözümlenebileceği unutulmamalıdır. Karşılaştırmalar yapmak (Örneğin; "Ablan ne kadar düzenli. Sen hiç ona benzemiyorsun") ve sürekli uyarılarda bulunmak çoğu kez çocukta inatlaşmaya yol açıp yılgınlık ve kızgınlık duyguları uyandırabilir.

Tekrar tekrar söylenen sözler ve yapılan eleştiriler (Örneğin; "Çok dağınık bir çocuksun" gibi doğrudan ya da "Kızım düzenli olmayı beceremez" gibi dolaylı ifadeler) benzetmeler (teyzesine çekmiş; onun gibi tembel vb.) çocuğun bu rolü benimsemesine yol açabilir ve değişme çabasını engelleyebilir. Bu nedenle anne ve babanın birbirleri ya da yakınları ile konuşmalarında konuyu çocuğun dağınıklılığına getirmemeleri önerilir.


önceki


© 2005 Evince Technologies, Inc. powered by BORA