|
Etkili Aile (4)
Kurallar
Peki ne yapmak gerekmektedir? İleri ki bölümde ayrıntılı olarak açıklanan
"Etkin dinleme yöntemi"ni kullanmak ilişkilerimizde oldukça yarar
sağlamaktadır.
Aile Kuralları: Her aile gerek açık gerekse kapalı olarak kurallarını
belirlemiştir. Sağlıklı ailede kurallar gizli değil açık olarak
belirlenmiştir. Aile içindeki bireyler birbirlerinin iyi tanırlar, duygular
karşılıklı olarak hissedilir. Evde eşitlik söz konusudur. Mutlaka ki zaman
zaman her evde küçük de olsa çatışmalar yaşanır. Hiç çatışma yaşanmayan bir
evde büyük olasılıkla maskeler takılıdır. Yani sosyal maskeler iletişimde
bulunuyordur. Çatışma uzun süreli ilişki içinde olan kişiler arasında doğal
olarak ortaya çıkar. Önemli olan çatışmanın çıkmasını önlemek değil, çatışma
çıktığı zaman kişilerin birbirleriyle nasıl etkileşim kuracağının
bilinmesidir. Aralarında çıkan çatışmayı birbirlerini kırmadan çözebilme
becerisini gösteren çiftler sağlıklı bir aile kurar.
Sağlıklı Bir Ailede Sorunları Çözmek İçin Kullanılan Yöntemler: Duygu ve
düşünceler olduğu gibi,abartılmadan ortaya konulmalıdır (Bu tutuma kendine
güvenli ve kendine saygılı tutum diyoruz. Bu tutum içinde olan kişiler hem
kendilerine hem de başkalarına saygı gösterirler.) Sorunlar şimdiki bağlam
içinde ele alınmalı ve eski birikimler işin içine sokulmamalıdır oKesinlikle
öğüt verme kullanılmamalı, davranışlar somut bir biçimde ayrıntılı olarak ele
alınmalıdır.
Yargılamaya gidilmemeli, kişiler kendi duygu ve düşüncelerini ifade
edebilmelidirler. Duygu ve düşünceler, ne az ne eksik, olduğu gibi olduğu gibi
ifade edilmelidir; karşısındakinin ne beklediğine ya da en mükemmel olması
gerektiğine göre ifadeler aranmamalıdır. Konunun özü ile konuya ilişkin
olmayan ayrıntılar birbirinden ayırt edilmelidir. Örneğin siz çocuğunuza "iki
saat geciktin" dediğinizde, çocuğunuz size: "hayır bir saat kırk beş dakika
geciktim" dememelidir. Sorun çözmede etkin dinleme kullanılmalıdır. Belirli
bir zaman konusu içinde ancak bir çatışma üzerinde durulmalı, başka çatışma
konuları çatışmaya katılmamalı.
Örneğin: "hem geç kalıyorsun hem de bana yardım etmiyorsun" diyerek iki konuyu
birden ortaya atmamak gerekir. Birinin haklı çıkması yerine her iki tarafın da
anlaşabileceği bir çözüme yönelmek gerekir. "ben haklıyım, sen yanlış hareket
ediyorsun" tarzında davranmamak gerekir. Diyalog, "onların konuşması, bizim
yanıt vermemizdir." veya yanıt vermeyip bir gülümsemeyle -ama bildiğini ifade
eden bir gülümsemeyle- başımızı sallayarak sorunlarını anladığımızı, tam
olarak anladığımızı ve karşılıklı konuştuğumuz takdirde sorunu
çözebileceğimizi anlamalarını sağlamamızdır. Çünkü, birisiyle konuşmak, yani
diyalog, güven oluşturur ve güven de bizim her şeyden çok gereksinimimiz olan
şeydir.
Sağlıksız Ailede Gizli Kurallar: Sağlıksız ailede kurallar
bilinçaltındadır. Gizli ya da açığa çıkmamıştır. Bu kuralları kimse
tartışamaz. İştesağlıksız ailede geçerli olan kurallar şunlardır:
1. Denetleme: Çocuk duygu ve düşüncelerini ifade ederken hep korku
içindedir. Ya da duygularını ifade edemez, bastırır. Söyleyeceklerini hep
önceden kestirmek zorundadır. Kendiliğinden ortaya çıkan davranış kötüdür,
affedilmez. Bu tür ailelerde sağlıklı bir güven ortamı söz konusu değildir.
2. Mükemmeliyetçilik: Yapılan her işte, girilen her sınavda kişinin mükemmel
olması beklenir. Her şey göstermeliktir, başkasının beğenmesi için
yapılır. Mükemmeliyetçilik kişinin kendi gerçeğinin hiçbir değeri
olmadığını kendi düşünüş ve değerlendirilişinin önemsiz olduğunu ifade
eder. Bu ortamda yetişen çocuğun temel duygusu umutsuzluktur. Kendilerini
değersiz, yetersiz bulurlar.
3. Suçlama: Suçlama olayları olduğu gibi kabul etmemenin bir
sonucudur. Yapılan suçlamalar her şeyin denetim altında tutulması gerektiği
ve yapılan her şeyin mükemmel olmasının zorunlu olması gerektiğini ortaya
çıkarır. Bu durum ise kişide kaygı ve utanç duygularını yaratır.
4. Beş temel özgürlüğün inkârı: Sağlıksız ailede kişilerin doğal olarak
geliştirdikleri algılama, duygu, düşünce, davranış, arzu ve amaçları inkâr
edilir:
"İçinden geldiği gibi değil; mükemmeliyetçi kurala uyarak,
başkalarının senden beklediği biçimde algıla, duygulan, düşün,davran, arzu
et, ve amaç edin." Bu durum kişinin kendi gerçeğini inkâr etmesine neden
olur. Böylece kişi tamamen dışa bağımlı, kendi iç dünyasıyla ilişkisi
kopuk, robot gibi yaşar. Böyle bir kişinin mutlu olması da söz konusu
olmaz.
5. Konuşmanın yasak olması: Sağlıksız bir ailede özellikle çocukların duygu ve
düşüncelerini ifade etmesine olanak verilmez. Bu durum çocuklarda
değersizlik duygularına neden olur.
6. Küskünlük ve kırgınlıkların sürdürülmesi: Aile içindeki kırgınlık ve
küskünlüklerin sürdürülmesi, kişilerin birbirlerini anlamasını ve sorunun
çözülmesini engeller.
7. Kimseye güvenmeme: Sağlıksız bir ailede kimse kimseye güvenmez. Aslında
güven var gibi görünse de temelde güvensizlik vardır. Sağlıksız ailede
yetişen kişi kimseden saygı ve gerçek sevgi görmediği için kimsenin
kendisine yardım edemeyeceğine inanır. Yardım etmek isteyenlerin "mutlaka
art düşüncesi vardır, çıkarı vardır" diye düşünür. Sağlıksız ailede yetişen
kişilerin kendilerine güveni olmaz. Bu kişiler genellikle dıştan denetimli
bireyler olurlar.
Dinleme Becerileri, Edilgin dinleme (sessizlik):
Karşısındakinin konuşmasına olanak tanıma. Edilgin dinleme kişiye:
- "Duygularını duymak istiyorum."
- "Duygularını kabul ediyorum."
- "Benimle paylaşmak istediğin konuda vereceğin karara güveniyorum."
- "Bu senin sorunun, sorumlu sensin."
gibi güçlü mesajları verir.
Kabul ettiğini gösteren tepkiler: Sessizlik iletişimi engellemekle birlikte
çocuğa kabul edilmediği izlenimini de verebilir. Ona sessizce dinlerken yanlış
anlamalara neden olmamak için gerçekten tüm dikkâtimizi verdiğimizi
göstermeliyiz. Bunu yapmak içinse karşımızdakine sözlü ve sözsüz mesajlar
iletmeliyiz. "Hı hı, evet, seni anlıyorum..." gibi sözlü mesajlarla; baş
sallama, jestler ve mimiklerle, beden duruşu gibi sözsüz mesajlarla
karşımızdakine gerçekten onu dinlediğimiz hissini vermemiz gerekir.
Konuşmaya açık davet: Çocuklar sorun ve duygularını dile
getirmekte güçlük çekerler. Konuşmak için yüreklendirilmek isterler. Şu örnek
cümlelerle konuşmaya davet sağlanabilir:
- "O konuda konuşmak ister misin? "
- "Bu olay karşısında neler hissettin? "
- "Bana örnek verir misin? "
- "Bu konuda neler düşünüyorsun?"
|