|
Etkili Aile (5)
Etkin dinleme:
Etkin dinlemede kişinin söylediklerinin gerçek anlamlarının
kavranması gerekir. Etkin dinleme çocukların duygu boşalımına yardım
eder. Çocukların duygularını keşfetmelerine yardımcı olur. Etkin dinleme
çocukların olumsuz duygulardan korkmamalarına yardım eder, ana - baba - çocuk
arasında sıcak bir dostluk geliştirir. Duyulduğunu ve anlaşıldığını bilmek
öylesine hoş bir duygudur ki, konuşan dinleyene karşı bir yakınlık
duyar. Çocuklar sevgiye tepki verirler. Kişi empati kurup doğru olarak
dinleyince karşısındakini anlar. Bir anlamda kişi kendisini karşısındaki
kişinin yerine koyar. Empati kurmayı öğrenen anne ve babalar çocuklarına daha
fazla anlayış gösterirler.
Etkin Dinleme İçin: Çocuğun söylediğini duymak istemelisiniz. Bu onun için
zaman ayırmak anlamına gelir. Zamanınız yoksa bunu çocuğunuza söylemelisiniz.
O andaki soruna yardımcı olmayı gerçekten istemelisiniz. İstemezseniz
isteyinceye kadar bekleyin. Duyguları ne olursa olsun, sizin duygularınızdan
ne denli farklı olursa olsun onun duygularını gerçekten kabul
etmelisiniz. Çocuğun duygularını tanıdığına, onlarla baş edebileceğine ve
sorunlarına çözüm bulma yeteneğine tam olarak güvenmelisiniz. Bu güveni
çocuğunuz sorunları kendi başına çözdüğünü gördükçe kazanacaksınız. Duyguların
sürekli değil, geçici olduğunu anlamalısınız.
Duygular geçicidir. Çocuğunuzu diğerlerinden farklı ayrı bir birey olarak
algılamalısınız. Bu "ayrılık" çocuğun kendi duygularının olmasına, nesneleri
kendisine göre algılamasına "izin" vermenize destek olur. "Ayrılık"ı, yalnızca
hissetseniz bile çocuğa yardımcı olabilirsiniz. Çocuğun sorunları olduğunda
onun yanında olmalı ancak karışmamalısınız.
Etkin dinlemenin en uygun zamanı çocuğun sorunu olduğunu
gösterdiği andır. Ana-babalar çocuklarının duygularını dile getireceklerini
hissedecekleri için çoğunlukla bu anı kolaylıkla yakalayacaklardır. Tüm
çocukların öğretmenleri, arkadaşları, ana-babalarıyla, kardeşleri hatta
kendileri ile ilgili problemleri olabilir. Bu sorunlar onların stres
yaşamalarına neden olabilir. Bu tür sorunların çözümü için yardım alan
çocuklar daha kendine güvenli ve daha güçlü olurlar. Yardım almayanlarsa
duygusal açıdan sorunlar yaşarlar. Etkin dinlemenin uygun zamanını bilmek için
ana-babaların "bir sorunum var" türünden tümceleri duymaya açık olmaları,
ancak önce çok önemli olan "SORUN KİMİN?" ilkesini bilmelidirler.
Ana-baba-çocuk ilişkisinde 3 durum vardır:
1. Çocuğun herhangi bir gereksinimi engellenmişse sorunu var demektir. Çocuğun
o anki davranışı anne-babanın gereksinimini karşılamasına somut bir biçimde
engel yaratmadığı için sorun ana-babanın değil, SORUN ÇOCUĞUNDUR.
2. Çocuğun gereksinimleri engellenmeyip karşılanmakta ve davranışı
anne-babasının gereksinimini karşılamada somut bir engel de
yaratmamaktadır. Bu nedenle ilişkide SORUN YOKTUR.
3. Çocuğun gereksinimleri karşılanmakta ancak davranışı anne-babasının
gereksiniminin karşılanmasını somut bir biçimde engellemektedir. Şimdi SORUN
ANNE-BABANINDIR.
Çocuğun sorunu olduğu zaman anne-babanın ETKİN DİNLEMESİ için en uygun
zamandır. Ancak sorun anne babadayken uygun değildir. Çocuk sorun yaşıyorsa
etkin dinleme ile onun kendi sorunlarına çözüm bulmasına yardım
edebilirsiniz. Etkin dinlemenin aşırı kullanılması ya da uygun zamanda ve
durumda kullanılmaması işlerlik sağlamaz. Bu nedenle daha öncede belirtildiği
gibi zamanlamanın ve koşulların sağlanması gerekir.
Ben Dili:
Genellikle anne ve babalar iletişimde "sen dili" ni
kullanıyorlar. Sen iletileri duygu ifade etmez. Genellikle emir verme
yargılama, öğüt verme gibi iletişim engellerini içerir.
Örneğin:
- "Konuşma artık "
- "Yapmamalısın "
- "Dersine çalışmazsan "
- "Yaramazlık yapıyorsun "
- "Bebek gibisin "
- "Dikkat çekmek istiyorsun "
- "Daha iyi öğrenmelisin...... "
Ana-baba çocuğun davranışını kabul etmediği zaman o davranış nedeniyle ne
hissettiğini çocuğa söylerse ileti "SEN İLETİSİ"nden "BEN İLETİSİ"ne
dönüşür. Yani ben dilinde duygular konuşur:
- Eğer bugün çok yaramazlık yaparsan ben çok üzülürüm.
- Akşam yemeğini zamanında yetiştiremeyeceğim diye endişeleniyorum.
- Yorgun olduğum zaman canım oyun oynamak istemiyor.
Gerçekten de uyguladığınız takdirde çocuktan beklediğimiz davranışların
oluşmasında "ben dili"nin ne kadar etkili ve doğru bir iletişim aracı olduğunu
göreceksiniz. Ben dili çocuğun ana babasının kabul edemediği davranışını
değiştirmesinde daha etkili olduğu gibi çocuk - ana baba ilişkisi için de daha
sağlıklıdır.
Ben dili çocuğu direnmeye, isyan etmeye yöneltmez. Örneğin dışarı
çıkmak için direnen bir çocuğa: "Hayır, hemen odana git, sokağa çıkamazsın"
demek mi doğrudur; yoksa "hava karardığı için sokağa çıkman beni
endişelendiriyor. Bu yüzden gitmeni istemiyorum ama, yarın erken saatte
arkadaşlarınla birlikte olmana izin verebilirim." demek mi doğrudur? Tabii ki
ilk cümle sen iletilerini içerdiği için çocukta bir direnme ya da isyana yol
açacaktır. Ancak ikinci cümlede duyguların ifadesi söz konusu olduğu için ben
dilini kullanmak daha etkilidir. Çünkü ben dili davranışı değiştirme
sorumluluğunu çocuğa devreder.
|