Olumsuz Aile Tutum Şekilleri
1. Aşırı sevgi ve gevşek eğitim: Bu tutumu gösteren ailelerde sevgi, çocuğa
şımartılacak derecede çok verilir ve disiplin yok denecek kadar
azdır. Çocuktan çok az şey beklenir. Bu tarz yetiştirilen çocuklar genellikle
erişkinlik yaşamalarında sorumluluk taşımayan, hep alıcı bireyler olarak
karşımıza çıkar. Burada verilen sevgi, aşırı vericilik ve aşırı koruyuculuk
biçimindedir. Disiplin tarzları ise yalancı bir hoşgörü biçiminde görünürse de
aslında ailenin güçsüzlüğünün ve yetersizliğinin bir sonucudur. Çocuk ne kadar
büyümüş olursa olsun, aile ona ilk yıllarda olduğu gibi daima vermeye ve
korumaya eğilimlidir. Böyle çocukların ileride, doyumsuz ve bencil olma
olasılığı fazladır. Eğer aile varlıklı ise çocuğu bir süre daha doyurabilir;
çocuk dayanaksız ve doyumsuz kaldığında ise alkol, kumar ve madde kullanımına
başlama olasılığı artar (3).
Bazı anne-babalar otorite olmayı öğrenememişlerdir; bunlar çocuklarına gerekli
sınırlamaları koyamazlar. Bir kısım anne-baba ise katı baskı altında
yetişmişlerdir. Kendi yaşamadıklarını çocuklarına yaşatmak isterler ve dolaylı
olarak doyum sağlamaya çalışırlar. Ne var ki, sınırların katı ve dar olması
kadar iyi çizilmemesi de çocuğun gerekli rehberlikten yoksun kalmasına neden
olur. Bu gibi çocuklarda başkaldırıcı ve toplumdışı davranışlar daha sıkı
gözlenir.(4,5,6)
2. Aşırı sevgi ve sıkı eğitim: Burada sevgi, aynı birinci tutumda olduğu gibi
aşırı verici ve koruyucu bir davranışla sunulmaktadır. Ancak çocuğa
bir bebek gibi bakıldığı halde, kendisinden beklenenler çoktur. Hiçbir şey
esirgemez; özel dersler aldırılır, çeşitli olanaklar sağlanır. Buna karşılık
çocuktan ileri düzeyde başarı beklenir. Bu tutumla yetiştirilen çocukların
nevrotik olma olasılıkları çok yüksektir. Bu beklenti, sevgi ile beraber
sunulduğundan çoğunlukla çocuklar tarafından kolay benimsenir ve benliğe
sindirilir. Bazen çocuk bu özellikleri çok sindirmiştir ve kendisine aşırı
derecede kontrol eder; böylece acımasız bir üstbenliğe sahip erişkin olarak
yetişir (3,5,7).
3. Yetersiz sevgi ve aşırı disiplin: Sıkı eğitim vardır ve disiplin genellikle
aşırı cezalarla uygulanır; en küçük şeyde cezalandırma (dayak, şiddet) yoluna
gidilir. Çocuk çoğunlukla aşağılanır ve horlanır. Böyle yetiştirilen
çocuklarda saldırgan ve antisosyal davranışlara eğilim artar. Bu tür ailelerde
büyüyen çocuklar,karşı çıkma ve saldırganlık gibi yollarla kendilerini kabul
ettirmek isterler ve kendi iç dünyalarını açıklamakta zorlanırlar(8,9).
4. Gevşek eğitim ve yetersiz sevgi: Bu durum yoksul ve kalabalık ailelerde
gözlenir. Çocuğa düşen sevgi ve ilgi payı azdır. Çocuğun eğitimi de
yetersizdir. Böyle çocuklar "saldım çayıra, mevlam kayıra" anlayışı
ile yetişir. Çocuk, kendi yolunu bulmaya çalışır. Böyle çocuklar pasif ve
donukturlar. Bu tutumda da disiplinsizlik söz konusudur, ancak
disiplinsizliğin buradaki nedeni sorumsuzluk ve ilgisizliktir. Sevginin
yetersiz oluşu ancak disiplinsizliğin buradaki nedeni sorumsuzluk ve
ilgisizliktir. Sevginin yetersiz oluşu aşırı iticiliğe neden olur. Çocuk
yeterli sevgi ve bakım görmez. Hazır olmadığı çağlarda bağımsızlığa zorlanır;
bir an önce kendi kendisine yetmesi ve kendisine bakması beklenir (3).
Diğer olumsuz aile tutumları:
a. Anne ve babanın tutumları arasında tutarsızlık: Bu tutumda, bir çocuğa
annenin ayrı, babanın ayrı bir tutum izlemesi söz konusudur. Çocuğa konulan
sınırların sürdürülmesi için anne-babanın davranışlarında tutarlı olması
gerekir.
b. Aile içindeki kardeşlere farklı tutumlar: Burada çocuklar arasında ayrımcılık
vardır. Örneğin, kız çocukla erkek çocuk arasında veya yatağını ıslatan
çocukla diğer çocuklar arasında ayırım yapılır.
c. Aile içi kutuplaşmalar: Aile içinde bazen klikleşmeler, aile içindeki bir
grubun başka gruba ya da kişiye karşı çıkması, gizli anlaşmalar oldukça sık
görülür. Bazen anne-baba çocuklara karşı çocuklar anne-babaya karşı, bazen de
bir çocukla baba, bir başka çocukla anneye karşı kutuplaşabilir. Çocuk aile
içinde herkesin yüklendiği bir şamar oğlanı da olabilir.
Sağlıklı tutum: Ailenin çocuğa karşı tutumunun iki temel ögesi vardır;
1. Sevgi, 2. Disiplin. Kuramsal olarak en olumlu tutum, temel gereksinimleri
en uygun biçimde karşılayan, kişide kendi kendisini doyurabilme yetisi
geliştiren, iki temel ögeyi en sağlık biçimde ve oranda içinde bulunduran
tutumdur (10,11).
Disiplin, aile içindeki denge ve düzenin oluşturulmasında büyük önem
taşır. Ancak disiplin toplumumuzda çoğunlukla "cezalandırma" ile eşanlamlı
olarak değerlendirilmektedir. Her ne kadar kelime anlamıyla "katılık" ve
"kuralcılık" gibi kavramları çağrıştırıyorsa da gerçek anlamda disiplin,
cezalandırma kadar ödüllendirmeyi de içerir ve çocuğun topluma uyumunu
kolaylaştıran davranışın yönlendirilmesini amaçlar. Disiplin, çocuğa istenilen
davranış ve alışkanlıkları öğretir, kendi kendini denetleme yada iç denetim
demek olan ahlak gelişimini sağlar. Disiplin, tutarlık ve esneklik gibi temel
ilkeleri içermelidir. Katı ve baskıcı disiplinle davranışı yönlendirmeyi
amaçlayan anne-baba; çocuğun kendilerine karşı korku, öfke ve kızgınlık içinde
olmasına neden olur, çocuğa saldırgan olmayı ve sorunlarını şiddet yoluyla
çözmeyi öğretir ve zayıf vicdan ve ahlak gelişimine yol açar (12).
Araştırmalarda disiplin yöntemi olarak ödüllendirmenin ceza vermekten daha
etkili olduğu saptanmıştır. Disiplin hem yeteri kadar hem de çocuğun yaşına
uygun olmalıdır. Kurallar açık olmalı ve uygulanabilmelidir. Ceza verilmesi
gerekiyorsa hemen uygulanmalı ve üstü örtülmemelidir. Ceza, çocuğun özüne
değil de davranışlarına yönelik olmalıdır. Anne-babalar çocuklarına sevgi,
anlayış, sabır ve hoşgörü ile disiplin vermelidir.(13).
Anne-baba-çocuk ilişkilerini içinde yaşanan toplumun etkileri belirler. Türk
aile ve eğitim sistemine bakıldığında, genelde otoriter, kısıtlayıcı, aşırı
koruyucu ve kontrol edici bir yapının ortaya çıktığı, çocukların saygılı,
başeğici, pasif ve uysal kişilik yapısıyla biçimlendiği kurallara uygun
davranışlar ödüllendirilirken, aktif, sorgulayıcı, atılgan davranışların
cezalandırıldığı görülmektedir. Başka bir deyişle, toplumumuzda çoğunlukla
pasif ve söz dinleyen çocuklar anne-babaya olumlu ilişkileri girmekte, kendi
görüşlerini ifade edebilen aktif ve girişken çocuklar ise çatışma kaynağı
olmaktadır. Hoşgörülü ve demokratik ailelerde büyüyen çocuklar, arkadaşları
ile ilişkilerinde daha etkin, daha girişken, yaratıcı fikirler ileri sürebilen
ve fikirlerini söyleme eğiliminde görülen çocuklar olmaktadır (11).
Sevgi ve şefkat insan ruhunun üretebildiği en gönül okşayıcı
duygulardır. Sevgi, övgü ve takdir insana değerli olduğu duygusunu verir;
değerli olduğunu hisseden insan da çevresine değer verir. Hepimizin ortak
amacı çocuklarımızın fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı yetişmesidir. Bunda
anne-babaların tutumlarının etkisinin büyük olduğu gerçeği
yadsınamaz. Anne-babaların çocuklarına yönelik tutumlarının sağlıklı olması,
büyük ölçüde onların kendi içlerinde barışık, dengeli, huzurlu ve birbirlerine
karşı sevgi ve saygılı olmalarına bağlıdır.
Kaynaklar:
- Howard BJ:Discipline in early childhood. Pediatr Clin North Am 1991; 38(6):1351-1369
- Montessori M:Çocuk eğitimi. Çeviren:Yücel G. İstanbul:Özgür yayınları, 1995.
- Yörükoğlu A: Aile tutumları ve çocuk yetiştirme .GATA Seminer; Ankara 1996.
- Cüceoğlu D: Yeniden insan insana. 4. Basım. İstanbul: Remzi Kitapevi,1993.
- Yavuzer H: Yaygın anne baba tutumları "Ana-Baba Okulu".2.Basım. İstanbul:Remzi Kitapevi, 1990.
- Yavuzer H: Çocuk Psikolojisi. 11. Basım. İstanbul: Remzi Kitapevi, 1994.
- Yavuzer H:Çocuk Eğitimi El Kitabı. 3 ncü basım, İstanbul, Remzi Kitapevi, 1996.
- Feehan M,McFee LR, Stanton WR, Silva PA:Strict and inconsistent discipline in childhood: consequences for adolescent mental health. Br J Clin Psychol 1991;30 (4):325-331.
- Sheline JL,Skipper BJ,Broadhead WE: Risk factors for violent behavior in elemantary schoolboys: have you hugged your child today? Am J Public Health 1994; 84(4): 661-663.
- Ekşi A: Gençlerimiz ve sorunları. İstanbul: Üniversitesi yayınları:2790.Mediko-Sosyal Yayın No:1,1982.
- Bilal G: "Demokratik" ve "Otoriter" olarak algılanan ana-baba tutumlarının uyum düzeylerine etkisi. Ankara:H.Ü.Sosyal bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Doktora tezi, 1984.
- Lequerica M, Hermosa B:Maternal reports of behavior problems in preschool Hispanic children:An exploratory study in preventive pediatrics. J Nati Med Assoc 1995; 87 (12):861-868.
- Leung AK, Robson WL: Counseling parents about childhood discipline. Am Fam Physican 1992; 45 (3):1185-1189.